Sefer Karakoyunlu
seferkarakoyunlu@hotmail.com
Türkiye Azerbaycan Kardeşliği Çanakkale-Bakü Dayanışması
31/08/2016

Türkiye Azerbaycan Kardeşliği Çanakkale-Bakü Dayanışması

 

Türkiye Azerbaycan kardeşliği ve dayanışmasını sizlerle paylaşmak istiyorum..

 

Sözlerime başlamadan önce şunu belirtmeliyim ki “NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE” ifadesini kullanan tüm Türklerin Çanakkale ve Bakü Türk şehitliğini ziyaret etmesini diliyorum.

 

Çanakkale; Mazlumun zalime, haklının haksıza ve merhametin merhametsizlere galip geldiği yerdir.
Çanakkale şanla şerefle yazılan bir zaferdir. Çanakkale vatan topraklarını korumak için şahlanan bir milletin hür yaşama aşkının ibret verici bir mücadelesi, yok edilmek istenen bir milletin imkânsızlıklara rağmen vatanını canı pahasına savunduğunun göstergesidir.

Tarih boyunca hürriyet ve bağımsızlığına düşkünlüğü ile temayüz etmiş milletimiz; her türlü zorluğa karşı durmuş, kanı ve canı pahasına mücadele vermekten çekinmemiştir. Bu özelliği ile hem esaret yüzü görmemiş hem de tüm dünya ya karşı barış ve huzurun teminatı, mazlum milletlerin de umudu olmuştur.

Çanakkale Sadece bir savaş gerçeği değil, insanlığa ibret olacak sonuçların da bir göstergesidir.

Çanakkale Savaşları her savaş gibi ardında kan, ölüm ve gözyaşı bıraktı. 253.000 Türk 251.000 civarında İtilaf kuvveti askeri olmak üzere toplam 504.000 civarında insan hayatını kaybetmiştir.

Çanakkale zaferi büyük acılara rağmen o günkü şartlarda Türk ordusu ve Türk milleti için büyük bir moral oldu.

Ordu ve millet, bu zaferin getirdiği moralle kurtuluş savaşına girdi. Çanakkale savaşları, aynı zaman da Mustafa Kemal Atatürk gibi büyük Türk Milliyetçisinin ortaya çıkmasına vesile oldu. Batılılar müttefikleri Rusya’ya yardım edemediler. Böylece mahsur kalan Çarlık Rusyası, içerden çöktü, kanlı bir rejim değişikliği oldu.

Anzaklar ve birçok milletler, onlara anlatıldığı gibi Türklerin bir barbar değil, tam tersi çok merhametli mert ve cesur insanlar olduğunu anladılar. Çanakkale zaferi tarih de Türkiye ve Türk dünyası için bir dönüm noktasıdır. 

Çanakkale`de bu güne kadar gerçek anlamda anlatılmayan ve Türkiye’de tam anlamıyla dile gerilmeyen bir başka gerçek de şudur ki; Çanakkale savaşında o gün zor şartlarda Kafkasya’dan ve Azerbaycan’ın çeşitli bölgelerinden Çanakkale’ye gelerek gönüllü savaşan ve orda şehit düşen 3000 civarında Azerbaycan Türk’ün varlığıdır. Bu dostluk ve kardeşlik bir sarmaşık misali bir birine o kadar sağlam sarılmıştır ki bu kardeşlik ve dayanışma sonsuza dek sürecektir. Bu gün Azerbaycan Bakü Türk şehitliğinde 1320 şehidimiz Türklük milli gurur ve şuurunu yaşatmak adına orda huzur içinde yatarken Çanakkale’de de 3000 Azerbaycan Türk’ü kardeşimiz huzur içinde milli ruhlarıyla Çanakkale geçilmez diyor. Aynı zamanda kurtuluş savaşında Azerbaycan’ın gardaş kömeyini(yardımı)nı unutmuş değiliz.

Çanakkale ruhu aynı şekilde 1918’de Azerbaycan Bakü’de tezahür etmiştir.

Osmanlı Devleti çöküş döneminde zor günler yaşamasına rağmen, Azerbaycanlı kardeşlerinin sıkıntısına duyarsız kalmamış Kafkas İslam ordusu ile Can Azerbaycan’a intikal etmiştir.

1918 de Bakû İngiliz-Rus-Ermeni işgali altında olması ve Ermeni Taşnakların 100 binlerce Azerbaycanlı Türk’ü katledilmesi Osmalı’yı harekete geçirir.

Mehmet Emin Resulzade Türkiye’den yani Osmanlı Devletin`den yardım ister. Savaşlardan yorgun düşen Osmanlı hiç tereddüt etmeden Enver Paşa`nın emri ile gönüllü bir ordu kurar ordunun başına da Nuri Paşa getirilir. Anadolu`dan hareket eden ordu yolda binlerce şehit vermesine rağmen yol boyunca Kafkas İslam ordusunun gelişini duyan Türkler köylerden kentlerden bu orduya dahil olarak kısa eğitimlerle büyük bir ordu oluşturularak Bakü kuşatmasında dev bir ordu olarak düşman karşısına çıkarlar. Kısa zamanda Bakü dahil Azerbaycan’ın bütün toprakları düşman işgalinden kurtarılır. Kafkas İslam Ordusu bu savaş da 1320 şehit verir.  

Bu mücadelelerin başlangıcında Gence’de yazıldığı bilinen `Çırpınırdı Karadeniz Bakıp Türkün Bayrağına` marşı Azerbaycan’ın milli marşını da yazan Ahmet Cevat tarafından 1918’de Türkiye`den gelen Kafkas İslam ordusu askerlerine ithafen yazmıştır.

Yine Azerbaycan ve Türkiye’de herkes tarafından iyi bilinen”Laleler” şarkısıda Osmanlı ordusuna ithafen yazılmıştır. Askerlere Laleler denmesinin sebebi o dönem Türk demenin suç olmasından kaynaklanmaktadır.

Talman Hacıyev`in `LALELER ` adlı Şiirde der ki;

Yazın evvelinde Gence çölünde

Çıhıblar yene de dize laleler

Yağışdan ıslanan yaprağlarını

Seripler dereye düze laleler

 

Heyalımdan neler gelib ne geçer

Yaz geler ellere durnalar göçer

Bulağlar semaver ağ daşlar şeker

Benzeyir çemende köze laleler

 

Meylim üzündeki gara haldadır

Hicranın elacı ilk vüsaldadır

Ne vahdır aşığın gözü yoldadır

Bir gonağ gelesiz bize laleler`

 

Bu dizelerden anlaşıldığı gibi laleler dediği şey Osmanlı askerleridir, onları lalelere benzeten şey ise zaman zaman giydikleri fesleridir. Şairin son mısrasında `Ne vahdır aşığın gözü yoldadır. Bir gonağ gelesiz bize laleler` dediği `gonağ`yani`Konak`tan da açıkça anlaşılmaktadır ki o konaklar Osmanlı askerleridir, onlara olan özlemin ifadesidir.

Evet, şair eğer şiirlerinde “Türk” kelimesini kullansaydı hemen idam edilirdi. Ahmet Cevat Osmanlı devletinin I.Dünya savaşında gönüllü olarak Anadolu`da savaşmış, çeşitli faaliyetlerde bulunmuş, fakat 1937’de diktatör Stalin’in emri ile Pan-Turanist, Pan-Türkçü gibi ithamlarla Ahmet Cevat’ı kurşunlayarak şehit edilmiştir. Yani anlayacağınız Türkiye Azerbaycan kardeşliği kolay kazanılmış bir mesele değildir.

 

Türkiye Azerbaycan kardeşliği ve dayanışması asırlara dayanmaktadır ve bu anlamda bizim VATAN diye tarif ettiğimiz yer Türk’ün yaşadığı her yerdir.
Azerbaycan-Türkiye arasında kardeşliğin ne anlama geldiğini soranlara “Bakü’de sabah ezanında Çanakkale’de akşam ezanında şehitlerin ruhuna bir Fatiha okuyup

 

Yad edin biz bu güzel yurtlarımızı o şehitlere borçluyuz derim. Bizim VATAN diye tarif ettiğimiz yer Türk’ün yaşadığı her yerdir,  Çanakkale’de Bakü’de ve ülkemizin birçok yerinde vatanın bekası için şehit olan soydaşlarımız en içten dileklerimizle rahmetle ve şükranla anıyoruz. Ruhları şad mekânları cennet olsun,,,



Paylaş | | Yorum Yaz
1378 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Yeddi Gün Yeddi Gece/Azerbaycan - 22/09/2017
Evet, gezimize nasıl bir başlık atayım derken, aklıma unutulmaz ‘Yedi Gün Yedi Gece’ geldi….
Kanla, Canla ve Şerefle Yazılan Bir Tarih: 20 Yanvar 1990 - 11/01/2015
Kanla, Canla ve Şerefle Yazılan Bir Tarih: 20 Yanvar 1990
Bir kere Yükselen bayrak Bir daha İnmez - 29/05/2014
Yaşasın Türkiye Azerbaycan Kardeşliği
Azerbaycan Cumhuriyetinin Bağımsızlığının 21.yılı kutlu olsun - 18/10/2012
Azerbaycan Cumhuriyetinin Bağımsızlığının 21.yılı kutlu olsun
Azerbaycan Cumhuriyetinin Bağımsızlığının 21.yılı kutlu olsun - 18/10/2012
Azerbaycan Cumhuriyetinin Bağımsızlığının 21.yılı kutlu olsun
Önce Sarkozy şimdi Obama - 25/04/2012
Önce Sarkozy şimdi Obama
31 Mart'lar Bir daha Yaşanmasın - 31/03/2012
31 Mart'lar Bir daha Yaşanmasın
ÇANAKKALE GEÇİLMEZ - 20/03/2012
ÇANAKKALE GEÇİLMEZ
Azerbaycan basınında Derneğimiz(Azerbaycan-Paritet Gazetesi ile yapılan Röportaj) - 05/02/2012
(Azerbaycan-Paritet Gazetesi ile yapılan Röportaj)
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam37
Toplam Ziyaret246048
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.46625.4881
Euro6.20386.2287
Hava Durumu
Anlık
Yarın
10° 13° 8°
Saat
Takvim